Yağmur Ahengi

Yağmur Ahengi

Kitabımı yanı başımda bırakıp cama vuran ince seslerin, birden daha da hızlanarak toprağa, sokağa, çatı kiremitlerine ve daha ayırt edemediğim melodisel seslerin yankıları ile tepeden tırnağa ıslanmaların, avuçlarını açıp yüzünü yağmura döndürüp, toprak ve yağmurun saf melankolik sevdasını, vazgeçilmez muhabbetini, çılgınca raks edişini hissettim ansızın.

Cama vuran damlalardan  kabarcıklara başımı dayadım bir müddet, tınısı ruhumun hissel keşifleri içinde dimağım. Kapadım gözlerimi. Kalbimin ağırlığı bir an kalkıp gitmişti. Gökyüzü gri bulutlarla kaplı hüznün rengi sanki. Kasvetin içinden çıkmış vazgeçmeyen kararlı umudunu, bereketini bırakıyor. Ağaca, böceğe, çiçeğe kuşlara selam veriyor. Tüm yansımalarla geri dönüyor. Selamına karşılık yeşilleniyor ağaçlar. Kabuğundan, yerinden çıkıyor tüm canlılar; uyanıyor toprak sessiz, usul. İnsana hayat veren tabiatın güzelliği ve kuşların coşkulu şarkılarıyla güneşe bırakıyor sevdasını ve sana koca gülümsemeler bırakıyor.

Yağmurun bıraktığı muhayyel zamanlar içinden ayrılıp kitabıma kaldığım yerden devam ediyorum.

 Yağmur; bereket, dua, en çok umutmuş.

1 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ