Ummak

Ummak

Her ne olmuşsa olmuş, ipin ucunda bulmuşsun kendini. Gelmişsin geri dönülemeyecek yollardan, ilerleyemediğin yollara. Dönüyorken amansızca bu dünya, sen yerinde dahi sayamaz olmuşsun.Sana bir sen şahitsin, bir sen farkındasın senin.  

…ve milyon tane insan varken çarpıştığın yine kendinsin. Ne tuhaf değil mi insanın kendini araması? Oysa yanı başındasın. Ne göremeyecek kadar uzaksın ne bulamayacak kadar yakın. Yana döne aradığın kendin olsan da umudundur bulduğun.

Oysa ne küçüğüz bu dünyaya göre. Bu acizliğe rağmen umut olmayı diliyoruz birilerine. Hoş birinin umudunu alan olmaktansa, birine umut veren olmak daha iyidir elbette. Hani elinden tutulmuş en güzel şekeri almaya giden çocuk gibi, fasulyesini pamuklara sarmış filizlenmesini bekleyen, bisiklete binmeyi öğrenmiş bir yeni yetme gibi, okulun ilk günü gibi, ilk kez yürümenin heyecanı, yıllar sonra kavuşmak gibi ve isterken delice, gelmeyişi baharın. Umut böyle bir şeydir belki: İlk kalp atışı ya da son bir nefes.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ