Protesto Postası

Protesto Postası

İçini doldurabileceğin bir hayatın var mı? Hayatın içini nasıl doldurursun? Nedir hayatın içini doldurabilmeye değer yaşam felsefen? Mesela, diyorum, çizginin üzerinde mi hayat? Sınırları mı var yahut... Okyanuslarda resiflere tırmanan yaşam öyküsünü andıran ne çok yağmur geçti hayatından? Gördün mü karanlıkta aydınlığı veya aydınlıkta karanlığı? Hani, diyor ya Özel İsmet: "Her şey ben yaşarken oldu/ Bunu bilsin insanlar/..." tam da böyle olmadı mı, olmuyor mu, olmaz mı? Muhammed İkbal'in "İnsana sığabilene âlem, 'aleme sığamayana insan denir." sözüne kulak ver, işit.

Âleme sığabildin mi, şahitken tüm yaşananlara? Hangi âlemi barındırırken içinde acıları görmedin? Çığlıkları, karanlıkları... Var mıdır acısı olmayan insan? İmtihanı, yükü acı olmamış bir asır... Yine âlemi duyup, âleme şahitlik ettiğimiz perspektiflere kurulu izliyoruz, kurulu tekdüze ilerleyen dünya düzenini. Tek birini durdurmaya gücün yeter mi, zulmün, haksızlığın? Hiç düşündün mü ipten adam alabileceğin ihtimalini? Düşünmek nerede, o da dahil mi yaşam felsefene? Kendinden başka hayatların beraberliğinde yürürken, yan yana iken, etkilenirken etkilenmemeyi seçmek tercih meselesi midir? Karmaşıklığından sığındığın yer durgun değil bambaşka bir tufan, üstelik içinde kopan. Sadece sağır olmak yetmez, bas bas bağıran fırtınaları hissetmemek için, kör de olmalısın. Garip bir yerdesin, çıkarma bunu aklından. Bir yığın kelebek etkisinin altında dünya. Sen! Bu dünyanın insanı, etkeni, edilgeni ve nesnesi olduğun dünyayı açık yüreklilikle karşıla. Aktivist cesaretiyle kavra olayları. Kendi kabul edilemezlerin için değil, kendin dışında kabul edilemez insanlık suçlarını al karşına. Yaşamaktan tiksinmekle kaldığın düzeni, bütüncül bir ilahi kuvvetle protesto et!

-UMUT-

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ