Bir Umut Çınarı: Nuri Pakdil

Bir Umut Çınarı: Nuri Pakdil
Umudun, edebiyatın, devrimin ve dünyadaki ümide değer her şeyin yanında; tüm kötülüklerin ve çirkinliklerin de karşısında olan bir duruşa sahip nadide insan Nuri Pakdil Üstadın anısına... Kaybetmek nedir? Bir insan başka bir insanı nasıl kaybeder? Kaybetmek bizim olan herhangi bir şeyin artık bizim olmaması anlamına gelir. Bizim için de Nuri Pakdil bir kayıp olmamalı, çünkü hâlâ bizim Nuri Pakdil'imiz, bizim ağabeyimiz, bizim üstadımız ve hocamız... Bıraktığı eserleri var. Elinden kalemini son ânına kadar bırakmadı. "Devrim gerek. İslâm Devrimi gerek dünya için." söylemiyle savaş vermeyi hiçbir zaman terk etmeden sürdürmüştür. Tabir-i caizse umudunu hiç yitirmemiştir. Herkese umudu, umut etmeyi aşılamış ve gençlerin umudu olsun istemiştir. Tıpkı bize de: "Benim umudumsunuz. Bu yüzden size de uyarsa derginizin adı 'Umut' olsun dediği gibi... Umut Duvar Fanzini de bu durumda onun bize bıraktığı bir hatıra oluyor. İşte bu yüzden ölüm kaybetmek değildir. Büyük eserler bir insanı ölümsüzleştirebilir. Bize de tüm üstadları hakkıyla anmak ve onların gittikleri yol üzerinde gitmek düşüyor. Kalbimizde, hayatımızın bir parçası olarak onları yaşatmaksa niyetimiz, eserlerini izlemeye ve işaret ettikleri doğruları kavramaya çalışmalıyız. Çok çalışmalıyız, çünkü onlar çalışmakla bir ömrü tükettiler. Bizim için hazırladıkları her zemini kullanıp sağlam temeller üzerine sağlam gelecekler çizmeliyiz. Bizim için çalıştıklarını unutmamak ve bıraktıkları izleri daha belirgin hâle getirmek dileklerimle, başta ağabeyim Nuri Pakdil'i ve diğer tüm hak savaşçılarını rahmetle anıyorum.

4 YORUMLAR

  • Halis Bilgin

    USTA’YA VEDA ( Nuri PAKDİL’in ardından…) Doksanlardaydık, Öğrencilik yıllarımızdaydık, Kitapların az sayıda yayınlanır, Her kitabın bir numarası olurdu. Okurduk seni ki, “Okunmamış günümüz karanlıktı”. Fatih Ağabey’den seni sorardık, ‘Sükut Suretinde’ki vakitlerdi, ‘Klas Duruşu’nu görmek için, arardık, Yedi Güzel Adam’dan geriye kalan, Bir yıldızdın, bir izdin, Bir güzel çizgi çizdin. İşte bunun içindi… Ankara’ya her gelişte, Kendimizi yorardık. Seni görebilmek için, Kitapçıları gezer, Seni okuyunca özel hisseder, Bulurduk kendimizi. Tanışmak da Malatya’da fuarda nasipmiş. Elini öpmeye çalışınca, “Estağfirullah” deyip izin vermeyişini, Unutamıyorum. Hastaneye yattığında Necip Ağabey’i aramıştım, Birkaç damla yaş düşmüştü gözümden, ‘Otel Gören Defterler’ini otellerde okumuş, ‘Anneler ve Kudüsler’i çok özel bulmuştuk, İmzalı ‘Mektuplar’ının tam ortasında, ikincisindeyken, ‘Ortasındayken ömrün’ gibi, veda haberini görünce, Bir ‘Kalem Kalesi’nin, Bir ‘Ahid Kulesi’nin düşüşünü hissettim. Cesaretimi toplayıp, Bir uçağa atlayıp, Son görevimi yapmaya, Vuslata uğurlamaya, Gelemedim. Lütfen hakkını helal et. Seni seviyoruz, Kudüs Yürekli Adam. Unutmayacağız seni, Güzel bir ata binip, Özel bir şekilde gidişini, Unutmayacağız / unutamayız. Allah senden razı olsun, Mekanın cennet, Makamın ali olsun. Halis BİLGİN.

    • Beyza çavuşlar

      Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun nuri pakdilin yaptıkları beni etkilemistir.bu dergide isim babasi olmasi mutlu etti dergiye daha cok sarılacağım umudumuz daim olsun .

      YORUM YAZ