Müjde Sana Ey Dünya

Müjde Sana Ey Dünya

Serçeler de konmuyor artık dallarıma!

Son kedinin ayak izlerini taşır şimdi kaldırımlar...

Bir ninni olurdu çoğu kez sokaklarda, kadınlar;

Onlar da şimdi evlerinde yaşamı kovalamaktalar.

 

Bir türkü tuttururdu çoğu kez yaşlı teyzemiz;

Gözlerinde erirdi yâri, yanı başında, sevdalı...

Sükûta bürünürdü o gece, o şehir;

Koca bir yaşanmışlığı gökyüzüne taşırdı.

Solardı hazan giymiş nice çiçekler

Ve eteklerinde uçmayı beklerdi güvercinler.

Bir şarkı olurdu çoğu kez, aşkı tertemiz...

 

Bahçesinde gezinen nice ayaklara küstü de;

Çepeçevre sardı sol yanı, duvarlarımız.

Oynanan oyunlarla olurken sokaklarımız şen,

Son ıslık sesini kaybetti çocuklarımız.

 

Sessiz kaldı gözlerimiz, sakin kaldı.

Sükûtun her nefesini aralıksız saydı.

Bir kez elini kaldırıp meczup, semaya baksa;

Orada yankılanan merhameti kucaklardı.

 

En son çağrı, bir akşamda...

Yankısında binlerce feryadı sıraladı

Bir kuş görmeyeyim, konan, pervazıma;

Avuç içlerim sıcaklığıyla dolardı.

 

Bir özlemi kundağa sarıp en son,

İnsaniyetin çığlıkları arasında,

Salladılar beşiğini sevda yamaçlarından...

İçiyordu, gördüm, parmaklarından;

Geçmişte kalan masumiyet ateşini

Ve gülümsüyordu annesi, başucunda,

Kalbinin zillerine katıla katıla...

 

Müjde sana ey dünya!

Müjdeler olsun,

İnsanlık adına!

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ