Muhacir

Muhacir

Şu muhacir gönlümde sadece dünyalar eksik değil. Dünyaların içerisinden sesler de eksik. Yeni bir yıla hicret ettik yakın zamanda, geçen yılın içerisinden bu yıla taşıdıklarımızla. Ah, diyorum bazen keşke… Keşke, geride bırakabilsek tüm yanlışları ve zerre miktarınca da olsa heybemizdeki iyiliklerle katılabilsek hicret kervanına. Olmuyor. Kararmaya meyli fazla gönlümüz olduğu gibi her şeyi alıp geçiyor çizginin diğer tarafına. Nafile… Yazık ki katranı artıracak her türlü zehrin dozajını artırıyoruz her fırsatta.

Nesillere aktaracağımız çoğu şey kötülük safında. “Kalbim temiz.” safsatamız her an dilimizin ucunda. Konargöçer geldiğimiz dünya ayaklarımızın altından kayarken biz hâlâ konamadık bir yerlere, konduramadık kalbimizi iyi bir yere. Göç yolunda anlayamadık hicret etmeye zorlananları, açlıktan ölen çocukları, savaşta yitirdiği üç çocuğundan sonra yine savaştan ölen eşinin ardından ağlayan yaşlı anaları ve kadınları. Anlamak için çıktığımız yolda anlaşılmaz bir gafletle çanak tuttuk tüm kötülüklere. Daha da kötüsü çanak tutmakla kalmayıp “Bana ne!” çivisiyle yerini iyice pekiştirdik bencilliğimizin.

Belki, diyorum çoğu kez. Belki, bu sefer aşarız sayıların önemini yitirdiği şu muhacir gönlümüzde kötülükleri. Belki, diyorum, muhacirin gönlü kadar yorgun bakarız dünyaya ve tüm kötülükleri aşacak kadar dirayetli. Belki muhacir olarak geldiğimiz yeni yılın içinde hiç kötülük olmadan çıkarız yola, suyunu çekmekte olan iyilikleri katlayarak. Belki umudu Allah olan mülteci gibi anlarız dünyayı da umut götürürüz umudun sömürüldüğü muhacir diyarlara.

-BÜŞRA LİMONCU-

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ