Meftun

Meftun

İçine zamanın dolduğu bir mekân… İçinde ses hissedersin de yüreğin çok hızlı çarpar ya, öyle bir şey işte. Ne anlatılacak bir kelime ne de kestirip atılacak bir gürültü. İlk kez gittiğin bir yeri düşündüğünde hissettiğin koku vardır ya burnunun derinlerinde, sonra sonra yerleşir hatırana, o koku işte tam olarak. Tüm kötülüklere karşı içindeki büyük bir dirençle yaşadığın hayat var ya, tamamını o özetler aslında. Omuzların yüklerden kurtulduğunda aldığın nefestir. Belki de o yük omuzlarına ilk bindiğinde bir gün nefes alacağını düşünmektedir o. Var olan bir şey yok edilemez derler, yok olmayacak bir parçası her şeyin. Ruhun hep onun parçası ve sen de onun içindesin. Denize baktığında ne görüyorsun ondan başka? Yakıcı güneşin renginden daha da sararmış başakların rüzgârda dalgalanması sana ne hatırlatır ki bu dünyada? Hangi şey bu kadar aşinası olduğun hislerin tercümesi oldu ki şimdiye kadar? Neye bu kadar sıkı sarıldın ondan başka? Neyin hem bu kadar içindeyken hem de onun senin içindeki gücünü de duydun ki? Elbette, hangi çaresizlik, karanlık büyük olabilir ki umuda meftun olmandan?

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ