İslam Deklarasyonu/Önsöz

İslam Deklarasyonu/Önsöz

Bismillahirrahmanirrahim!
   Bugün kamuoyuna takdim ettiğimizi deklarasyon, yabancılara veya şüphe duyanlara, İslam dininin, şu ya da bu sistemden yahut düşünceden üstün olduğunu kanıtlamayı amaçlayan bir müfredat kitabı değildir.
    Bu deklarasyon, nereye ait olduklarını bilen, kalplerinin derinliklerinde hangi tarafta durduklarını hisseden Müslümanlara hitaben yazılmıştır. Bu, insanların hissettikleri aşk ve aidiyetin beraberinde hangi sorumlulukları getirdiği konusunda elzem sonuçları ortaya çıkarmalarına vesile olacaktır. 
Şu an tüm Müslüman âlemi kaynama ve değişme raddesindedir. Bu değişimlerin gerçekleştiği ilk aşamada, dünya ne hale gelirse gelsin, kesin olan bir tek şey var, o da dünyanın artık bu yüzyılın ilk yarısındaki dünya olmayacağıdır. Dinginlik ve barış devri sonsuza dek kapanmış bulunuyor.
    Herkes bu değişim ve hareket sürecinden nasibini almaya çalışıyor, özellikle Doğu ve Batı'daki forslu yabancılar. Eskiden olduğu gibi ordularını göndermek yerine, şimdilerde kendi fikirleri ve sermayelerini gönderiyorlar, amaçları bu yeni etkileme şekillerinde de aynı: kendilerinin bu topraklardaki varlıklarını sağlama almak ve Müslüman halkı ileride de manevi zafiyete, maddi ve siyasi bağımlılığa sürüklemek.
   Çin, Rusya ve Batı ülkeleri kimin Müslüman âleminin hangi bölgesinde patronluk süreceği konusunda tartışıyorlar. Bu tartışma gereksiz. Zira İslam âlemi onlara değil, Müslüman halka aittir.
    700 milyon nüfusu ve doğal zenginlikleri ile coğrafî anlamda ilk sıralarda yer alıp muazzam bir kültür ve siyasi mirasın varisi olan, günümüz İslam düşüncesinin hamili bir toplumun, uzun süre başkasının emri altında kalması düşünülemez. Yeni Müslüman neslin bu olağanüstü duruma son vermesini engelleyebilecek bir kuvvet bulunmamaktadır.
   Bu inançla dosta ve düşmana, Müslümanların, İslam âleminin kaderini kendi belirlemeye ve onu istedikleri şekilde düzenlemeye karar verdiklerini duyuruyoruz. 
    Bu anlamda, deklarasyonun tamamı ile yeni fikirler içerdiği söylenemez. Bu deklarasyon, dünyanın dört bir yanında sık sık duyduğumuz ve İslam âleminin her köşesinde hemen hemen genel bir öneme sahip olan fikirlerin sentezidir. Ancak, onu diğerlerinden farklı kılan şey, fikir ve plan aşamasından çıkıp gerçekleşme aşamasına yönelik harekete geçilmesini talep etmesidir. 
    Yeni hedefler yolunda mücadelemiz bugün başlamıyor. Bilakis, bu mücadele bugüne kadar birçok şehit vermiş, tarihte maruz kaldığı katliamlarla, kurbanları ile yerini almıştır. Bunlar, belli kişilerin yahut küçük cesur toplulukların, cahiliyenin güçlü ordularına karşı verdiği kurbanlardır. Sorunların ve zorlukların büyüklüğü, milyonlar tarafından organize bir hareket gerektirmektedir.
   Bu mesajınızı, İslam yolunda can veren dostlarımızın anısına armağan ediyoruz.

                                            
                                          Saraybosna, 1970
                                          Cumadel ula, 1390

-Aliya İZZETBEGOVİÇ-

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ