Hürriyet

Hürriyet

Bunca özgürlük naraları atanların arasında neden mi bu başlık? Bir deneme ancak yeni ve orijinal olduğunda lezzet veriyor, değil mi? Peki ya, bu kadar popüler bir konuyu neden mi seçtim? Okuyun madem…

Zihnimde şimşekler çaktıracak bir film izledim ve kaptım kalemi. Şu an, odamdan yüksek gerilim hattı geçiyor, desem yanılmam. Sözcükleri satırlara nasıl sığdıracağımı bilmiyorum. Söze hürriyetin geçmişten günümüze bizler için ifade ettiği anlamları söyleyerek başlayacağım. Hürriyet, yüzyıllarca birbirinin aynısı olmadığını iddia eden insanlar tarafından suikasta uğramıştır. Siyahların kötü olduğunu iddia eden beyazlar, beyazların bir cani olduğunu iddia eden siyahlar… Yahudilerin alt sınıf olduğunu söyleyen Hristiyanlar, Müslümanların terörist olduğunu söyleyen pek çok grup…

Evet, birbirini ötekileştirme yarışına girmiş bir dolu güruh. Peki ya, kendi hürriyeti için savaş veren insanların ateş ettikleri kim? Özgürlüğün yalnızca kendine kadar olduğunu düşünmek hayvanların içgüdüleri ile hareket etmesine benziyor. Hiç “Serengeti” belgeseli izlediniz mi, bilmiyorum; fakat bir kez izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Gelelim, günümüzde hürriyet isteyen insanların ne kadar hür olduklarına. İnsanlar kendi düşüncelerini barındırdıkları bir çember çiziyor; fakat bu çemberde farklı renk olanlar kendilerinin aynısı olmak zorunda. İnsanların birbirine naralar atarak anlattıkları özgürlük bundan ibaret. Kimse bir başkasının çemberinde kendisi olamıyor. …ve bu isteklerine özgürlük diyorlar. Özgürlük, senin yanında benim kendim olarak var olabilmem kadar senin de kendin olarak benim yanımda var olabilmendir. Bu konu üzerine satırlar dolusu kelimeler yazabilirim; ama beni anladığınızı umuyorum.

İnsanların özgürlüğü kendi lügatlarına hapsettikleri başka bir konu da benimsemek istemedikleri toplumdan, birinin bir hata yapması halinde tüm toplumu topa tutmalarıdır. Örneğin, bir Müslümanın suç işlemiş olması, onların ekmeğine yağ sürmekten farksızdır. Zira, tüm Müslümanları hırsız, yolsuz, tecavüzcü, sapık, katil diye suçlamaya fırsat bulmuş oluyorlar; fakat kimse bir başkası ile aynı toplumdan diye onun işlediği suçu işlemiş sayılmaz. Böyle bir iddia hürriyet kelimesinin anlamları içerisinde bulunmuyor, bunu ben değil, Türk Dil Kurumu söylüyor. Siz böyle bağnazca bir eylemi bu kelimenin gölgesi altına sığınarak gerçekleştiremezsiniz. Bugün bir Müslümana düşüncesini dile getirdi diye takılı kalan plak misali geçmişte birilerinin yaptığı hatalar mal edilemez. Mademki bizler aydınlığın bol olduğu, seküler sistemi savunan, çağdaş, modern bir dünyada yaşıyoruz, o halde hürriyete hak ettiği muameleyi göstermeliyiz…

Işığınız bol olsun gençler…

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ