Gül-ü Vermek

Gül-ü Vermek

Bir rüyâydı, ismin yankılandı.

Söndü binlerce yıllık ateş!

Bir yıldız gökyüzünü selamladı.

O gece doğdu eşsiz güneş!

 

Kelimeler doğruyu sende buldu.

Yetimlik, yüreğinde can buldu.

Nerede bir öksüz varsa,

Yanında seni yoldaş buldu.

 

Ruhunu kucakladı ilâhî bir ses;

Hira'dan yükselir derin umutlar,

Peşinden koştu binlerce nefes,

Zalimin başında nice bulut var.

 

Sabır, yeni bir mânâ buldu.

İnsanlık, asil duruşu buldu.

Nerede yorgun yürek varsa,

Huzur yerini sende buldu.

 

Sevdiğin şehri ardında bıraktın.

İstediler gitmeni masivâdan.

Mekke'yi kutlu müjdeyle açtın,

Dönüşün şaşkın bıraktı uzaktan!

 

Hak geldi, bâtıl son buldu.

Kâbe, ihlas üzere kul buldu.

Korkuyla bakan gözler,

Affeden bir kalp buldu.

 

Ürktü, yekvücut oldu düşman,

Bu ateşi söndürmekti gâyesi!

Tersine işledi geçen zaman,

Yangını körükler oldu nefesi!

 

Adalet sende hüküm buldu.

Diken veren el, gül buldu.

Fethettiğin yerlerde gezen,

Leş aradı, bülbül buldu.

 

Rahmet sensin, aşktır her zerren.

Kâinât saygıyla erir karşında.

Soyunun uzandığı İbrahim, ailen,

Gelmez mi her üç dinin başında?

 

Merhameti öğrendik, zulmet kaldı!

Sabrettiğimiz her çile, kâr kaldı.

İyilik dünyaya senden miras kaldı.

Peygamber seçmedik, inancımız kaldı.

İntikam zâlimde, öğüt bizde kaldı!

Verilecek bir parça canımız kaldı,

O da, seni çağıran aşkla alev aldı!

-EMİNE TÜRKUÇAR-

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ