Bir Nefes Almak İçin

Bir Nefes Almak İçin

Bazen gitmeli insan. Bulunduğu yerden vazgeçmek değil de havasından bıkmadan başka havalar almalı. Böyle nefes alma tabirini yaşayacağı bir başka şehre ya da ilçeye veya ülkeye. Ne olacak sanki, dediğinde; hiç olmazsa havan değişir belki, yaşadığın yerin havasını özlersin. Mesela, başını alıp bi’Hindistan’a gitmeli ya da ne bileyim, Kapadokya’ya. Belki yeşilin bin bir tonunun olduğu Karadeniz’e.

İnsanda yorulur. Çoğu kez uyumanızla geçecek yorgunluklar olsa da bazen ince sızı olan aklınızı, beyninizi kurcalayan yorgunluklar. Mesela, insan dinlenmeli de; ama öyle ayaklarını uzatıp değil! İnsanlar gibi oturup kendi içinde, kendi dünyasındaki çıkmazları anlatarak dinlenmeli. Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz ve hepimizin kendimize göre çok büyük dertleri var; ama karşısında dediklerine önem veren birisi tarafından dinlenmek çok zor, hele ki bu devirde... Herkes kendi dünyasının kahramanı olmak için her yolu deniyor karşısında -eşi, dostu, kardeşi, annesi ve babası- kim olduğunu umursamadan, çünkü onu kimse dinlemedi. Dinlenmediği için dinlemekten vazgeçti. İşte böyle zamanlarda böyle yerlerden gitmek gerekir. Belki başka yer olur; ama doyduğun yer memleketi olur insanın. İlber Hoca’nın ( Ortaylı ) bir tavsiyesi vardı:

‘’ İnsan en güzel trende düşünür… Bir konu kafanı kurcalıyorsa; yazmak, anlatmak istediğin şeyleri kafanda sıralamak istiyorsan, hatta yeniden kurmak istiyorsan, bir tren yolculuğuna çıkmalısın… Unutup, ertelemeden bir bilet alıp gideceksin. ‘’ *

Dinlenmediğin yerden gitmen gerekir çoğu zaman. Erteleme, bir tren yolcuğu yap ve ilk garda

değil, burası dediğin garda bırak kendini. Elbet birileri dinler seni.

 

* İlber Ortaylı’ nın ‘’Bir Ömür Nasıl Yaşanır?’’ isimli kitabından alıntıdır. Sf 9

1 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ