Bir Kulübe

Bir Kulübe

Küçük bir kulübe onun hikayesi…

Odanın her duvarında asılı saat, tüplü bir televizyon.  Bahçenin dışından gelen soba kokusu, sobada pişen patates ve sobadan yüze vuran ateş…

 Aile albümüne dönüştürülmüş bir hesap defteri. Altına yanlış zaman ve mekan yazılan fotoğraflara tebessüm ederken bulur insan kendini. Tam kahve molasına uygun bu kulübede, kahveye gelen 10 kuruşluk zam üzer onu bir an. Çay; hem de demleme çay alır üzüntüsünü.

Haber izlediği sadece bir televizyon kanalı var. Sabahtan akşama sanırsın programlı. Bir de türkü kanalları en çok mutlu eden onu.

Kulübenin önündeki çiçeklerse huzur verir insana. Toprağın suyla buluştuğu andaki kadifelerin gülümseyişi sarar bahçeyi. Hanımelinin kokusu balkonlara ahenk katar. Kedilere sanki insana sinirlenir gibi kızması kahkahaya boğar bizi.

Aaah diyorum şimdi!

Her gidenin ardından dile gelse mekanlar. Görmediğimiz, duymadığımız her şeyi anlatsa bize. Kah ağlamalı, kah gülmeli, yad etsek onları.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ