Bir Şiir Bir Şair (Aynalar-Necip Fazıl Kısakürek)

Bir Şiir Bir Şair (Aynalar-Necip Fazıl Kısakürek)

“Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.”

Ayna gerçeğidir insanın. Kimsenin, hiçbir gözün bakamadığı gibi bakar aynalar, insanın gözlerine. Üstelik, sadece görmez aynalar, gösterirler de gördüklerini. Yabancılaşmaya karşı en savunmasız halimiz, kendimizi dışarıdan göremediğimiz halimizdir. Kendimize bakamadığımız zaman uzağız kendimize. Ne içimizdeki cevheri keşfedebiliriz, ne bizi biz yapan unsuru görebiliriz, ne kalbimizi karartan kötülüğü fark edebiliriz, ne aklımızdan geçen çirkinlikleri sınayabiliriz, ne de bize ait olmayan izleri duyabiliriz aynalar yolumuzu kesmezse. İçimizi, kendini dışımıza gizleriz de aynada beyan eder her titreyiş. Üstat Necip Fazıl Kısakürek de aynada görebileceğimizi taşır, edebiyatın ayna olan tercümanına. İnsana en büyük cezanın kendisi olabileceğini fısıldar ve insan bu cezayı kendini gördükçe fark eder. Üstadın ifadesinde olduğu gibi dipsiz ve ulvi bir mahkemedir ayna. Masallarda, şiirlerde dahi gerçeği fısıldamayı terk etmeyen aynanın karşısına geçip aynanın dediklerini duymayan var mıdır? Vicdanının sesini, niyetlerini, suçlarını, sırlarını, aynanın karşısında saklamaya kim cüret edebilir ki? Sahi, aynanın, aynada kendini seyreden sefil gölgelere acı hapsetmediği zamanı var mıdır? Hesap vermenin aynalarına asılı kalmış nefis taşıyan insan, şimdi düşün bakalım; evrene, kendine, herkese ve her şeye, yine tüm bunların şahitliğinde, yaptığın zulme karşılık, Nuh tufanına denk gözyaşı döktüğünde zindanın olan aynadan çıkabilecek misin?

-Büşra LİMONCU-

6 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ