Bayram O Bayram Ola

Bayram O Bayram Ola

Arefe günü kurtlar kuşlar oruç tutar diyor büyükler. Ablamla iddialaşıyoruz. Ben tutmaz diyorum, ablam tutacaklarını söylüyor. Kuşlara ekmek atıyoruz; ama yediler mi, yemediler mi göremiyoruz. Biz yine de inanıyoruz ki arefe günü oruç tutar kurtlar kuşlar. O güne kadar tekne orucu tutan ben, son gün tam oruç tutuyorum. Sabah erkenden uyanıyoruz. Bayramlıklar son güne bırakılmadan alınmış zaten. Son gün çok telaşlı oluyor annem. Hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Biz sokakta arkadaşlarımızla oyun oynarken, ikindiye doğru eve geliyor babam. Onu sokağın başında görür görmez karşılıyoruz koşarak. Elindeki poşetleri alıp eve taşıyoruz. Ben taşırken elimle poşetleri aralayıp bakıyorum şekerlere. İçim heyecanla doluyor. Geç saatlere kadar bayram hazırlıklarını bitirmeye çalışsa da annem, ellerimize kına yakmayı ihmâl etmiyor, çünkü bayram kınasız karşılanamaz. Tüm ritüeller hakkı verilerek yerine getiriliyor. Bütün Ramazanı şeker hesabı yaparak geçirdiğim için, bayram ziyaretlerini eksiksiz yerine getirmek istiyorum. Bir kişiyi evinde bulamazsak hesabım karışıyor, üzülüyorum. Böyle böyle derken, yaşım ergenliğe doğru yol alıyor.

Zaman geçtikçe ve yaşıma yaş eklenip de sorgulamaya başlarken hayatı, hakikate varan yolları, gönül ustama soruyorum: "Ne önemi var ki bayramın, eskisi gibi değil hiçbir şey?" "Olur mu" diyor: "Bayramı, kullarını affettiği için veriyor bize Allah.” Sadece bu cümle bile, üzerine ekleme yapmaya gerek kalmadan beni içine çekiyor. Yol boyu, gün boyu, gece boyu içime doluyor âdeta her bir kelime. Bayramları, affettiği için kullarına veriyor Allah! Affolunmanın verdiği sevinçle kutlanıyor bayramlar. Demek ki bir garantisi var. Affa mazhar olabilmek için çeşit çeşit yollar var. Sonra, gelecek olan tüm bayramları iple çekiyorum. "Demek ki…" diyorum: “Affetmese neden versin? Erişip de kutluyorsak ve zannettiğimiz gibiyse Allah, affa mazhar oluyoruz her birimiz.” Ellerime kınalar yakmak istiyorum çocuklar gibi affedilmiş olmanın verdiği heyecanla.

Yepyeni elbiseler giymek, ikramlarda bulunarak kutlamak istiyorum beraat etmiş gibi bayramı. Ruhum özgürleşiyor âdeta, esaretten kurtulmuşçasına. “Bayramların havası da bir değişik oluyor, nedense…" diyor yanı başımda büyüyen ve beni de büyüten çocuk... Gözlerimi kapatıyorum, "Evet…" diyor içim. “Her an'ın bir kokusu vardır.” diyor bilgeler... Günahın da, sevabın da, bayramın da, affın da... Umumi bir rahmete gark olmuş âlem-i İslam sonra, ötelerden bir gönül ustasının sesi duyuluyor: “Kul bula sultanını, bayram o bayram ola. Can bula cananını, bayram o bayram ola.”* Affa mazhar olarak gerçek bayramı yaşat ruhlarımıza Rabb’im. Lütfet ki ömrümüzü Ramazan gibi geçirelim ki ölüm bize bayram olsun. 

 


*Alvarlı Efe Hazretleri

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ