Alnında Vuslat Busesi

Alnında Vuslat Busesi

Kalbimi yokladım bu gece. Elimi üzerine koydum ve kulak verdim sesine. İsmini sayıklar buldum gizlice. Aşk mı desem, hasret mi, yoksa bir vuslatın ayak sesi mi? Noksan kalışını kutladı her bir kelime… Hasreti kucaklar isminin her hecesi. Taşının zerresinde yatar ayrılığın busesi, bilirim. Sende ağlar nesillere yayılan bir derin yaranın manzumesi. Gurbetin gürültüsü sızlatırken kulağını sesin çıkmazdı hiç, bilirim. Manayı kuşanan dağları izledim bu gece. Göklerde çınladı sesin, duydum uzak diyarlardan. Yaşadım zerresine kadar derinlerinde çarpan o endamlı sevinci. Gözyaşlarımın, tebessümde konakladığına ilk kez şahit oldu yüreğim. Ömrümce hiç yaşamadım neşeyi, böylesine derin. Sen, bir vuslatsın bize Ayasofya’m, baharsın. Nazlı güneşsin yüreğimize doğan. Sende umut var, sende bir derin müjde! Sesler uzanır minarelerinden, çağlar ötesine. Sen, bir yârsın bize Ayasofya’m, sevdasın. Yolunu gözlediğimiz evlat, üzerine titrediğimiz baba kadar uçsuz bucaksızsın. Sende hayat var, diriliş sende! Sesler uzanır minarelerinden, çağlar ötesine. Sesler uzanır minarelerinden, ağlar öncesine!

 

 

*fotoğraf: @büşraakkaya

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ