Şiir Gönlün Dili

Şiir Gönlün Dili

          İrfan coğrafyası da iki bölgeye ayrılmış. Birincinin kültürü kıyasa. İkincinin saza dayanır. Avrupa’da kültürün aracı akıl, Asya’da coşku. Aklın dili söz, coşkunun musiki. Avrupa’da söz, musikiden kopmuş; Asya’da musikinin kendisi, Yunan’da mezamir yok, Asya’da trajedi. Avrupa’da söz, bir izah cehdi, bir deliller resmigeçidi, istidlaller arasında bir çatışma, kaynaştırmaz ayırır. Asya’da kelâm, sonsuz makamları olan bir beste.

Avrupa, zekânın vatanı; Asya gönlün. Zekânın dili nesir, gönlün şiir.

          Biz de Asyalıyız. Türk’ün serazat ruhu aruzda kanatlandı. Cetlerimiz,

ihtiyar şarkın köhne mazmunlarına bekâret kazandırdılar. Şiir, musikinin

bir devamı idi. Musiki mutlakın ve ezelînin sesi: Ezan, tecvit, mevlit ve aruz.

          Şiirle musiki bir elmanın iki yarısı. Musiki daha müphem, daha

dalgalı. Şiir daha aydınlık, daha düşünce. Musiki saf, şiir karışık; mânânın

ahenkle izdivacı. Şiir de mukaddesin emrindedir, musiki gibi. Ve ondan uzaklaştıkça ciddiyetini kaybeder. Bir oyun olur. Oyunların en güzeli, en muhteşemi. Ama oyun.

          Dil, nazım sayesinde kıvamını bulur. Ama nazım, düşüncenin emeklemesidir. Şuur, nazımda kanat çırpar, vecdin, rüyanın sisli dünyasında serazat ve serseri bir cevelan. Düşünce, nesirde rahatlar. Nazmın esrarlı kayıtlarından sıyrılmadıkça kendisi olamaz. Nazım, düşüncenin fecir pırıltısı. Coşku, sokağın diliyle anlatılamaz. Nazım telkindir, çağrıdır, büyüdür. Toplumlar da, kişiler gibi, çocukluklarında şairdirler.

Nesir ihtiyar medeniyetlerin meyvesi. Müşahedenin, kıyas ve istidlalin, bir kelimeyle, ilmin ve tekniğin dili. Çıplak, kuru, berrak. Zekânın son fethi. İnsanlık, uzun arayışlardan sonra nesri keşfetti. Kelimeler, cüruflarından sıyrılıp bir elmas pırıltısı kazandılar. Ve nesir, şuurun ifadesi oldu. Sadık ve kesin bir ifade.

-CEMİL MERİÇ-

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ